GUGUK KUŞU

McMurphy’nin sürekli kaçma isteğinin olması ve bunu hapishanede başaramadığı için “deli” taklidi yaptığını düşünüyorum. Filmde tam olarak bununla alakalı bir şey söylenmemiş ama sürekli olarak akıl hastanesinden kaçmayı planlıyordu. Hikaye McMurphy’nin akıl hastanesine yatmasından sonra başlıyor. McMurphy hastanedeki günlerini arkadaşlarıyla kart oynayarak, arada hastanede taşkınlık çıkararak geçirmektedir. Hastanedeki doktorlar ve hemşireler aslında McMurphy’nin gerçekten deli olmadığını anlamışlardır ama yine de hastanede kalarak onun kendi sorunlarını çözmesini istemişlerdir. 


McMurphy de antisosyal kişilik bozukluğu olabileceğini düşündüm. Çünkü böyle kişiler sorumsuz, başkalarının haklarına saygı duymama ve kavgacı olmalarıyla bilinir. Tutuklanmasına sebep olan eylemleri umursamadan tekrar etmesi, kurallara uymaması, dürtüsellik, sinirlilik ve saldırganlık karakterde bulunan özelliklerdendir. Ayrıca akıl hastanesine ilk geldiğinde doktorla ilk konuşmasında 15 yaşındaki kıza tecavüz etmesini normal buluyor, kendince bir kılıf uyduruyordu ve pişmanlık duymuyordu. Bu da yine ilgimi çeken sahnelerden oldu. McMurphy’nin otoriteye karşı çıkması onun grup içinde bir kahraman olarak görülmesine sebep olmuştur ve gruptaki herkes önce karşı çıksa da daha sonradan gruba bağlılık göstermişlerdir.McMurphy ile iyi anlaşan Şef aslında ne sağır ne de dilsizdir fakat etrafına kendisini farklı tanıtmıştır ve bu yönünü sadece McMurphy’le paylaşır. Ben Şef’in burda insanlara karşı duvarlar ördüğünü ve kendine birtakım savunma mekanizması oluşturduğunu düşündüm. Bunun sebebinin de geçmişine bakarsak Kızılderili olduğu için eşi ve çevresi tarafından hep aşağılandığı olduğunu görüyoruz.

Psikolojik Analiz


Filmin grup terapi sahnesinden Billy ve Harding’in şizofreni hastası olduğunu düşündüm. Çünkü terapi esnasında Billy kız arkadaşına evlilik teklifi ettiğini söyledi ama hemşire, Billy’nin annesinin dediğine göre kız arkadaşına evlilik teklifi etmediğini hatta onunla hiç görüşmediğini söyledi. Ayrıca Billy kişilik yapısı olarak utangaç ve gergin, sürekli olarak annesinin baskısı altında ve bu baskıdan dolayı kekeme olmuş olabilir. Billy’de sosyal fobi olabileceğini de düşündüm ki kekeme de zaten sosyal fobiyle beraber görülebilen bir durumdur.Harding ise sürekli olarak eşinin başka erkeklerle görüştüğünü söylüyor fakat elinde her hangi bir kanıtı yok sadece öyle hissediyorum diyor. 


Eşine karşı kıskançlık hezeyanları vardır. Harding aynı zamanda homoseksüeldir ve bu yüzden toplum tarafından dışlanma korkusu yaşıyor. Birkaç sahnesinde küçücük bir şeyden bile arkadaşlarının ona saygı duymadığını düşünüyor ve aşırı tepkiler veriyordu.McMurphy’nin akıl hastanesinden kaçış sahnesinde ise yine Billy çok dikkatimi çekti. Billy, McMurphy’nin ona yaşattığı gecenin ardından akıcı konuşmaya başlar. Hemşire onu bu olayı annesine söylemekle tehdit ettiğinde ise eski konuşmasına döner.

 Bu bağlamda akıl hastanesi gerçekten iyileştirir mi yoksa hastaları daha da çıkmaza mı sürükler düşünmek lazım. Ayrıca hastanedeki çalışanların onlara sürekli hasta olduklarını hatırlattıkları ve bunun da hastalar üzerinde olumsuz etki yaptığını düşünüyorum. Toplum her konuda kendine normlar yaratmaktadır ve bu normların dışında kalanlar dışlanıp “deli” olarak nitelendirilmektedir.Filmin son sahnesinde ise McMurphy’ye bir tedavi uyguluyorlar ve McMurphy’nin bütün beyin işlevlerine son veriyorlar. McMurphy’nin bu halini gören şef onu öldürerek özgürleştireceğini düşünüyor ve McMurphy’i öldürüyor. Daha sonrasında ise şef camı kırarak hastaneden kaçıyor.Son olarak filmi biraz daha araştırıp oyuncuların öz geçmişlerine baktığımda gerçek psikiyatristlerin oynadığını gördüm ve bu yüzden rollerini çok benimsediklerini düşünüyorum. 


Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.